Mavi bir sihirsin sen...

Ana Sayfa Profilim Arşiv Hobı dünyası


MusicPlaylist
MySpace Music Playlist at MixPod.com


Site KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite Kodlari

Hakkımda

Mavi sihrime hoşgeldiniz... Yazılarımı okuyup yorum yaparsanız sevinirim. Aktaracağınız yerlerde de emeğime saygı olarak alıntı olduğunu ismimi yazarak belirtirmenizi rica ediyorum.Blogda yer alan tüm yazıların hakları bana aittir. Keyifli anlar diliyorum... Funda Kocaevli İzmir/TÜRKİYE


Kategorilerim



Yazılarım

BAYRAM MUCİZEM
GÜRÜLTÜ/SUS
GECE'YE...
KELİMELERİN SABIRSIZLANIYOR
KIŞ MASALI


Arkadaslarım

Blogcu Yardım
yenidoqa
sairali
nergül yılmaz
sessizkaldim
uzgunkizasli
aynadayansima
denizimsikalpler
denizsmavisi
yurektenkaleme
Erinç Türk


Bağlantılarım

Hobı dünyası


Zıyaretcılerım

Online Kişi Sayacı



Güncel




Dossıteler



Saat


Click to get your own clock.
TagWorld Tricks





BAYRAM MUCİZEM




        Sessizliklerin, bozulma zamanı gelip de geçmişti bile. Düşüdündükçe hırslanıyordum. Hayatın geride bıraktığım yarısına baktığımda, anlamlı ya da anlamsız bir çok kalabalık anı olduğunu görüyordum. Şehrin ışıklarının bile sakladığı anIlar vardı, belki de bu yüzden gidemiyordum buradan. İçimde, hem şehire hem de anılara duyduğum çocukça bir öfke vardı. Kendi hatalarıma bir mazeret bulmam gerekiyordu. Hiç öyle bakmayın, siz de aynı şeyi yapıyorsunuz. Siz de kendinizden kaçıyorsunuz. Neyse ki, bir gün hepsi son buluyor. Öyle bir noktaya geliyorsunuz ki, bambaşka bir hayata geçiş yapıyorsunuz adeta. Herşeye yeniden başlamak, belki de budur…

   

       Şu günlerde bayram, herkesi sevinçli olması gerekiyor. Değiller, bu kocaman bir yalan. Herkes düşünüyor, herkes sorguluyor, herkes yarının endişesini yaşıyor. Çocukların bile yüzleri asık artık. Bayram nedir, nasıl yaşanır? Unutuyoruz, unutmaya yüz tutuyoruz. Bayram sabahı kalkıp, heyecanla bayramlıklarını giyen, yeni ayakkabılarını seyretmekten bütün geceyi uyanIk geçiren çocuklar yok. Şöyle dönüp de,anılarıma baktığımda  kendimi şanslı buluyorum. Belki sizler de bu şansı yakalamışsınızdır. Bayram heyecanını yaşadım. Yeni elbiselerimi giymek, bayramlaşmak ne  büyük bir şeydi?  Hatta, bayram günlerinin mucizelere gebe olduğunu düşünürdüm hep.

 

     Ya gökyüzünden renkli şekerler yağarsa, ya birden bire dileklerimden birisi gerçek olursa, ya birden büyürsem, ya tüm sevdiklerim yanımda olursa… Mucize demek, bunlar demekti  benim için  o zamanlar. Şimdi oğluma soruyorum. Yeni bir okul çantası, onun mucizesi.  Nesil  ve zaman değiştikçe metalaşan hayallerimizi izliyorum oğlumun küçük gözlerinde.”Keşke, en azından benim çocukluğum gibi bir çocukluk yaşayabilseydin” diyorum. Küçücük bir sopa bile benim için önemliyken, şimdi çocukları doyuramıyoruz. Bayramların da belki bu yüzden anlamları yok artık.

 

       Herşeyin değiştiğinden dem vurdum ama artık benim içinde özelliği kalmadı bu günlerin. Çocukken olmasını beklediğim mucizelerin, olmayacağını öğrendim. Değiştim, değiştik, büyüdük ve yüreklerimize katran sürüp oturduk koltuklarımıza. Anıları, nostalji adını verdiğimiz filmler gibi izledik. Savaşların, kavgaların değerlerini artırdık, göz yaşlarını yad ettik, bayramları da kenara ittik. Nasıl olsa daha çok bayram vardı. Vardı ya da biz öyle sandık. Bayramlar son trene binip başka ülkelere gittiler, giderken de el salladılar bize. İşte, duyarsızlaşmamıza bir boya daha. Ne renk olsun?

 

      Elimde bir avuç şeker, rengarenk hem de. Küçülmeyi diliyorum bayram perisi. Çocuğuma eski bayramları göstermek istiyorum. Tüm çocukluğumun izini taşıyan ilk mucizemi istiyorum. Eski bayramları geri ver bize…

 

Mavisihir



Tarih: 20:27, 28/11/2009
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

GÜRÜLTÜ/SUS


 

Gürültü…

Her yanı saran tek örtü

Pencerelerden sızan

Kapılardan içeri dalan

 

Kaosun çığlıklarının zamanıymış

Yoldaki adam dedi usulca

Herkes bir kuytuya kaçışmakta

Ellerinde alevler

Dillerinde hesapsız kelimeler

 

Sus!

Çok ses var kulağımda

Sus da, temiz kalsın sesin

Delirmeye yüz tutmuş heceler

Musallat olmasın sana

Sus! Sakın konuşma

 

Gürültü…

Yine sen yanıbaşımda

Of!  Sesler çınlıyor

Ben savruluyorum

 

Mavisihir


Tarih: 21:17, 20/11/2009
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

GECE'YE...


 

İnsan hep geceleri kalır kendiyle

Hep geceleri sorgular hayatı

Geceleri verir hesapları kendine

Sonra da”ben geceleri yaşamadım” der

 

Ölüm gelir, ömür hesaplanır

Geceleri çıkarırlar

Yaşamadık sayıldı ya

Geriye kalan ufacık bir tuz yığını

O da gözyaşlarından hatıra

 

Gündüzlerin artanına, kalanına bakılır

Hatta hem bölünür

Hem de birbiriyle çarpılır

Hesap yine tutmadı veda vakti

Ben  gecelerimi de alıyorum

 

Herkesin tersine ben geceleri yaşadım

Geceleri soludum hayatı

Bahçedeki manolyayı

Güzel bir gecede kokladım

Bir gece vakti baktım ilk defa

Bir gece vakti düştüm aşka

 

Mavisihir


Tarih: 23:50, 13/11/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KELİMELERİN SABIRSIZLANIYOR

 

 

 

Susuyorsun

Bir ayrılık

Bin özlem yüklüymüş

Yitmelerin karası

Hasretin kırmızı

Bir özlem

Bin yangına gebeymiş

Yüreğin nar gibi

Gözlerinde korlar

Ellerinde de veda

Yangının tam ortasında

Nafile bir yağmur

Bulutlar ağladıkça

Harlıyor alevlerin

Can çekişmelerin acılı

Çığlıkların büyüdükçe

Sessizliğin kaplıyor gökyüzünü

Bir şimşek deliyor gözlerini

Ta içine işliyor sevdan yeniden

Susuyorsun

Ellerin boş

Dudakların dolu

Kelimelerin sabırsızlanıyor

 

Mavisihir


Tarih: 21:11, 8/11/2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

KIŞ MASALI




      Küstüm. Sana, aşka, umuda küstüm. Yaşama adadığım mumu bu gün söndürdüm. Kokunu kovaladım pencerelerden. Yağmur yıkadı dünyamı. Hikayeci, yeni bir masala başladı. Kelimelerini zemheri soğuklara adadı. Kış masalı okundu kara bulutların yüzlerinde. Ölüme söylenen tüm şarkılar eşlik etti sokaklardaki taşlara. Ortalıkta benim sessizliğim kol gezerken, taşların sesleri tüm gecede yankılandı. Kulaklarımı kapattım ellerimle, sesler gittikçe işledi içime. Kaçmak istedim, yolları taradım. Çıkmaz olmuş hepsi, karanlık dehlizler sağlı sollu. Küskünlüğüme bir de korkuyu ekledim. Uzadıkça uzadı keder.

 

      Korktum. Senden, aşktan,umuttan korktum. Satır aralarına sakladım ya seni bunca zaman, bu gece hepsini yollara döktüm. Hem de bir başıma. Korkularımı da bıraktım kaldırım kenarlarına, arkamdan kovaladılar. Yine kaçtım, yaz yağmurlarının amazonu değildim artık. Savaşamadım. Kış masalının kahramanı oldum, süklüm püklüm çöktüm bir satırın bittiği köşeye, ağladım. Kendi yağmurlarımı yağdırdım kışın ortasında. Acıttılar, canım yandıkça daha da bastılar yaralarıma. Bağladılar yüreğimi dar ağacına. Sevdam ölüme yaklaştıkça, ben de hiçliğe yüz tuttum.

 

      Kaçtım. Senden, aşktan, umuttan kaçtım. Hayat dediğin oyunda son perdeyi araladım ve son bir nutuk attım herşeye. Dedim ki;

    “ Öfkeliyim sana, içime giren bu  sızıya düşmanım. Davetsizce geldiğin için sana hırslıyım. Umursamazlık oyununda beni karşına koyduğun için kaçıyorum senden. Sana söylüyorum, sözlerin yetmediği bir andayım. Gülüşüne, şarkılarına dalmıyorum artık. Gözlerimi kapıyorum, yüzün geliyor ama rengi başka artık. Maviyi siyaha çaldırdığın bu geceyi lanetliyorum. “

 

    Dedim ve bitti. Kapadım perdeyi. Taşların sesleri kocaman bir uğultu oldu birden. Tekrar beynimde oradan oraya çarpmaya başladı kelimeler. Masala bir de taş seslerini ekledi hikayeci. Yanıma koydu onları. Ben kaçtım yine. Hikayeci anlatmamıştı daha ama kaçmakla bitirecektim bu masalı, adım gibi biliyordum. Sonu var mıydı?

 

     Koptum. Senden, aşktan ve umuttan koptum. İçimde eksilenlerin ne olduğunu bilmeden, kendimi bıraktım gecenin koynuna. Söndürdüğüm mumu aldım elime. Yağmurda yanmazdı zaten biliyorum. Gökyüzüyle birlikte yüreğimde ağladı, geceye karışırken. Aktım, bilmediğim bir nehir gibi, bilmediğim bir dağın eteğinden. Aktım, aktım, aktım. Senden, aşktan, umuttan aktım. Hesapsızlığımla, kış masalına daldım.

 

Mavisihir


Tarih: 23:37, 5/11/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY REDBUTTERFLY