Mavi bir sihirsin sen...

Ana Sayfa Profilim Arşiv Hobı dünyası


MusicPlaylist
MySpace Music Playlist at MixPod.com


Site KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite KodlariSite Kodlari

Hakkımda

Mavi sihrime hoşgeldiniz... Yazılarımı okuyup yorum yaparsanız sevinirim. Aktaracağınız yerlerde de emeğime saygı olarak alıntı olduğunu ismimi yazarak belirtirmenizi rica ediyorum.Blogda yer alan tüm yazıların hakları bana aittir. Keyifli anlar diliyorum... Funda Kocaevli İzmir/TÜRKİYE


Kategorilerim

Kategori yok


Yazılarım

KIŞ MASALI
AŞK/ÖLÜM
SENİ DUYMAYALI O KADAR ÇOK OLDU Kİ!
İŞTE, ÖYLE...
SAĞANAKLARIMA DÜŞÜYORSUN


Arkadaslarım

yenidoqa
sessizkaldim
AYNADAYANSIMA
uzgunkizasli
sairali
nergulyilmazz
DenizimsiKalpler
denizsmavisi
yurektenkaleme


Bağlantılarım

* mavisihir
* Mavisihir’s Blog
* mavisihir
* MAVİBİRSİHİRSİNSEN
Hobı dünyası


Zıyaretcılerım

Online Kişi Sayacı



Güncel




Dossıteler



Saat


Click to get your own clock.
TagWorld Tricks





KIŞ MASALI




      Küstüm. Sana, aşka, umuda küstüm. Yaşama adadığım mumu bu gün söndürdüm. Kokunu kovaladım pencerelerden. Yağmur yıkadı dünyamı. Hikayeci, yeni bir masala başladı. Kelimelerini zemheri soğuklara adadı. Kış masalı okundu kara bulutların yüzlerinde. Ölüme söylenen tüm şarkılar eşlik etti sokaklardaki taşlara. Ortalıkta benim sessizliğim kol gezerken, taşların sesleri tüm gecede yankılandı. Kulaklarımı kapattım ellerimle, sesler gittikçe işledi içime. Kaçmak istedim, yolları taradım. Çıkmaz olmuş hepsi, karanlık dehlizler sağlı sollu. Küskünlüğüme bir de korkuyu ekledim. Uzadıkça uzadı keder.

 

      Korktum. Senden, aşktan,umuttan korktum. Satır aralarına sakladım ya seni bunca zaman, bu gece hepsini yollara döktüm. Hem de bir başıma. Korkularımı da bıraktım kaldırım kenarlarına, arkamdan kovaladılar. Yine kaçtım, yaz yağmurlarının amazonu değildim artık. Savaşamadım. Kış masalının kahramanı oldum, süklüm püklüm çöktüm bir satırın bittiği köşeye, ağladım. Kendi yağmurlarımı yağdırdım kışın ortasında. Acıttılar, canım yandıkça daha da bastılar yaralarıma. Bağladılar yüreğimi dar ağacına. Sevdam ölüme yaklaştıkça, ben de hiçliğe yüz tuttum.

 

      Kaçtım. Senden, aşktan, umuttan kaçtım. Hayat dediğin oyunda son perdeyi araladım ve son bir nutuk attım herşeye. Dedim ki;

    “ Öfkeliyim sana, içime giren bu  sızıya düşmanım. Davetsizce geldiğin için sana hırslıyım. Umursamazlık oyununda beni karşına koyduğun için kaçıyorum senden. Sana söylüyorum, sözlerin yetmediği bir andayım. Gülüşüne, şarkılarına dalmıyorum artık. Gözlerimi kapıyorum, yüzün geliyor ama rengi başka artık. Maviyi siyaha çaldırdığın bu geceyi lanetliyorum. “

 

    Dedim ve bitti. Kapadım perdeyi. Taşların sesleri kocaman bir uğultu oldu birden. Tekrar beynimde oradan oraya çarpmaya başladı kelimeler. Masala bir de taş seslerini ekledi hikayeci. Yanıma koydu onları. Ben kaçtım yine. Hikayeci anlatmamıştı daha ama kaçmakla bitirecektim bu masalı, adım gibi biliyordum. Sonu var mıydı?

 

     Koptum. Senden, aşktan ve umuttan koptum. İçimde eksilenlerin ne olduğunu bilmeden, kendimi bıraktım gecenin koynuna. Söndürdüğüm mumu aldım elime. Yağmurda yanmazdı zaten biliyorum. Gökyüzüyle birlikte yüreğimde ağladı, geceye karışırken. Aktım, bilmediğim bir nehir gibi, bilmediğim bir dağın eteğinden. Aktım, aktım, aktım. Senden, aşktan, umuttan aktım. Hesapsızlığımla, kış masalına daldım.

 

Mavisihir


Tarih: , 5/11/2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

AŞK/ÖLÜM

 

 

Bölük  pörçük

Bedenim burada

Ruhum fizanda

Aşk ölüm gibi

Nefes alırken gitmek

Ölürken sevmek

Boşluklar karanlık

Havada kokusunu yayan

Ayrılık

 

 

Ölüm

Benim değil

Senin

Başucuna yazılan

Sadece ismin

Ne tam

Ne yarım

Hiçlik yakıştı diyeceğim

Varlığına neden bulamadığım için

 

 

Mavisihir


Tarih: , 5/11/2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

SENİ DUYMAYALI O KADAR ÇOK OLDU Kİ!



        Ruhuma çok ağır geldiğin gecelerim var benim bu günlerde. Özlemleri, şüpheleri beslediğim, içimi kemiren bir zan’ın düştüğü geceler. Kefemde biriken sorularım, bunlara bu güne kadar kendimin verdiği havada asılı kalan cevaplarım var. Geceden daha kara kuşlar, dolanıyor göz bebeklerimde. Senin yüzünü düşlüyorum, siliniveriyor. Sesin, yüzün, kokun, sen, silineceksiniz hatırımdan diye korkuyorum. Ben seni sevdim seveli, bekleyerek yaşıyorum. Yorgunluğuma bakmadan beni bu sevdanın içine çekip alışına kızıyorum bazen. Kızıyorum, bağırıyorum kendi kendime. Kavgalarımı sana duyurmadan bitiriyorum. Yollarda da sensiz yürüyorum.

 

 

      Yerine koyuyorum kendimi, boğuluyorum. Seni kendi yerime koymaya çalışıyorum, seni koparamıyorum oradan. Nasıl bir kuvvet bu, nasıl bir kader? Keşke! “Keşke gelsen” diyorum. Keşkeler başlayınca, biliyorum ki ardından pişmanlıklar gelir. Ben sana gelemediğim için, elinden tutamadığım için yüreğim acımaya başlıyor. Akıyor gözlerim yanaklarımdan sana doğru. Damla damla dalıyorum sana…

 

 

     İncineceksin diye sana dokunmaya kıyamıyorken ben, hayatın zulmüne kızıyorum. Ben kovalıyorum, gidip buluyor bir köşeden sessizce seni. Kendi zulümlerimi eziyorum ayaklarımla. Bulutlara basa basa gezelim istiyorum mavilerin üzerinde. Her noktamda sen ol istiyorum. Bu, özlemi karabasanlaştıran kara geceler, gitsin istiyorum. Gitsin de; geceme de, gündüzüme de sen dol istiyorum. Seni, sadece kendime istiyorum. Özlem dağlarının ardındaki diyardan gelen sevgili… Masalımın başı, rüyalarımın sonuncusu, sevdiğim, göz nurum, ruhum… Öyle bir deryada seviyorum ki seni, gözlerimden başka bir yerden okumayacağın bir masal bu. Gel, oku! Ben de dinleyeyim seni, senden. Seni duymayalı o kadar çok oldu ki!

 

 

  Seni duymayalı,  koklamayalı o kadar çok oldu ki! Unuturum diye korkuyorum. İçime kazıdığım resmine bakıyorum açıp. Kara geceleri böyle kovalıyorum üzerimden. Karabasanlara da senin sevdiğin şarkıları dinletiyorum. Fondaki ses, çok tanıdık. Sen! Her şey sana çıkarken, ben özleminin ortasında kimsesiz kalıyorum. Sen çepeçevre beni sarmışken, sensiz kalıyorum. Seni hangi anıma çizmedim diye düşünüyorum. Eksik kalan ne, senden mi yoksa benden mi koptu/kopamadı bir şeyler? Of! Hala mı uzaktasın sevgili? Oysa ben, hep aynı pencerede bekliyorum seni…

 

 

 

Mavisihir


Tarih: , 29/10/2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

İŞTE, ÖYLE...

 

 

Suskun bekleyişlerdeyim

Apansız gidivereceksin gibi

Gelişini de anlamadım ya

Neyse…

İşte, öyle bir sessizlik benimkisi

Pencere önünde geçen saatler

Hatta her gün toprağını ayıkladığım menekşe

Onlar şahit seni bekleyişlerime

Onlar şahit özleyişlerime

 

 

Göğsümün tam ortasına

Bir ateş düştü ya

Dumanı tütmez, kokusu boğmaz

Rengi nedir deseniz, onu da bilmem

Suskundur ateş, benim gibi

Ne çıtırtısı duyulur

Ne de beni yaktığı

İşte, öyle bir ateş benimkisi

 

 

İşte, öyle bir yanmak

İşte, öyle bir beklemek

İşte, öyle bir özlemek

İşte, öyle bir sevda benimkisi…

 

 

 

 

Mavisihir


Tarih: , 26/10/2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

SAĞANAKLARIMA DÜŞÜYORSUN

 

 

Sağanaklarıma düşüyorsun

Yarı hırçın, yarı çaresiz

Bir el uzanıyor ensenden

Omzunda hissediyorsun ölümü

Soğuk ama beyaz

Hayal ama katı

 

 

 

 

Bir adım atıyorsun

Maviden yeşile dönmüş bir deniz

Yalnız ve çaresiz

Bazen tersine kalabalık

 

 

 

 

Oysa sen küçücüksün

Elinde kırmızı saçlı bir bebek

Gözlerin uzaklara dalmış

Bu gün yeni açmış bir nilüfer

Yarın ise kurumuş bir gül

Ömür bitti

Masal da…

 

 

 

 

 

Mavisihir


Tarih: , 21/10/2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY REDBUTTERFLY